küreselleşme

  1. 11
    sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişte dünyanın yaşadığı süreçtir.bu süreçte tüm toplumlar benzer değişimi yaşamamıştır(yaşatmazlar da), bazı toplumlar bilgi toplumuna geçmiş bazıları ise sanayileşmiş yahut sanayileşmektedir. bilgi toplumu bilgiyi ürettiği ürüne enjekte eden ve kârın en büyük kısmını alan kırka yakın çekirdek ülkedir. sanayi toplumu ise bu çekirdek ülkelerin etrafına hâlelenmiş yüz seksene yakın ülkelerdir.
    çok uluslu şirketlerin yaşadığı değişim, sermaye hareketlerinde ortaya çıkan dönüşüm uluslararası ticaretin içeriğinde farklılaşmaya sebebiyet vermiştir. bu farklılaşma şöyledir;
    çuş'lar küresel anlamda bir değer üretip onu piyasaya sürmek eğilimine geçmişler. çünkü artık bir ingiliz tekstil firması pamuğu a ülkesinden alır, b ülkesinde işler, c ülkesinin gemileri ile d ülkesine taşır ve o malı orada satar. bu aşamaların hepsi kâr amaçlıdır. eski hali ile bir hayli masraflı olacak bu iş gümrük tarifeleri ve sosyal hakların kaldırılması-yavaşlatılması ile daha mümkün hale gelmiştir.
    işte küreselleşme sürecinde o kırk ülkenin ucuz işgücüne ihtiyacı bu minval üzere şarttır. erdoğan'ın üç çocuk ısrarı hindistan ve çin'le ucuz işgücü adına yarışa girmek adınadır. ülkemizde devam eden bu politikalar toplumumuzu uluslararası topluma entegre etme-eklemleme gayretidir. 1980 yılında kabul edilen yapısal uyarlama politikalarının devamıdır. yapısal uyarlama politikaları dışa açılma, özelleştirme, serbestleştirme, düzensizleştirme yani kuralsızlaştırma, esneklik ve borçlandırmadır. dikkat ederseniz her adım takip edilmekte. işgücü güvence altında değil ve yirmi altı milyonluk işgücü piyasamızda sadece dört yüz yirmi iki bin kişi toplu iş sözleşmelerinden faydalanabilmektedir. elinizde tuttuğunuz türkiye üretimli yabancı marka sigaralar, hindistan çıkışlı nike'lar en bariz örnekleridir.
    #389315 derzerr sirvan | 7 yıl önce
     
    tümünü göster
kukici geldi bacı