türk ulusu ve kürt milliyeti eşit olamaz

  1. 1
    chp milletvekilinin ağzından dökülen sözler: '' türk ulusu ve kürt milliyeti eşit olamaz''.[1]
    açıklamanın ardından aynı partinin adıyaman milletvekili istifa etmiştir. açıklamayı yapan vekil ise ''bu sözlerin parti programında yer aldığını, ortada bir yanlış anlaşılma varsa kendisinin değil de partinin yanlış anlaşıldığını''[2] ifade etti. istifa eden vekil için ise ''bizler sohbet edebilecek insanlarız. eğer ortada istifaya götürecek bir süreç varsa gelip bu nedir diye bana sorabilirdi''[3] dedi.
    isimleri bilerek vermiyorum zira bu bir 'duruş' örneğidir. zaten vekil hanım da toplumu ''klan, milliyet, ulus'' diye üçe ayırdığını[4] ve kendisinin milliyetçi bir yaklaşımını bulunmadığını, aksine bu iddiada bulunanların milliyetçi olduğunu söyledi.[5] bu da bir 'duruş' örneğidir.

    1- türklük, kürtlük, falancalık gibi milliyet ifade eden kavramların hepsi arızidir, yok olmaya mahkum, sonralıklı olan, öncelenemeyecek olan, kıymet-i harbiyesi bulunmayan kavramlardır. zevat buna göre sınıflandırılamaz. bir müslümanın gözü ile; kişi ne kadar kur'an ve sünnete uyuyorsa o kadar takvalı, o kadar allah'a yakın ve o kadar da üstündür. aynısı toplumlar için genelleştirilebilirse de genelde üstünlük iddiası takva nazarı ile değerlendirilmez. bunda ölçüt hep gelişmişlik olarak kabul görmüştür. ayrıca toplum nazariyesi olarak kabul edilebilse bile, toplumu atomlarına ayırıp bireylere tek tek bakmak gerekir ki 'zan' dan kurtulunup hakikat olabilsin. iki ihtimal de muhal olduğuna göre 'milliyet' üstünlük ölçütü diyemeyiz. bunu diyemiyorsak eşit diyemeyiz, yahut daha genel-geçer ifade ile ne eşit ne eşit değil diyemeyiz.

    2- şahıs bulunduğu cemaatin rengindedir. bir kimse siyah kaba doldum ancak beyazım diyemez. vekil hanım bu duruşu ile bence onurunu korumuştur. ayrıca sarf ettiği cümlenin mazeretinin olamayacağını çünkü cumhuriyetle var olan bir partinin zaten böyle var olduğunu zımnen de olsa söylemiş, boynumuza şükran yükünü yüklemiştir:
    teşekkür ederiz, zira biz sizin partinizin böyle olduğunu bilmezdik, çok sağolun, kadim bir yanlış anlaşılmayı bitirdiniz(!)

    3- 'bizler konuşulabilecek insanlarız'
    kırmızı çizgiler, malumunuz, kişinin karakterini yansıtır. 'ben şu sınırlardan sonra hassasım, bu sınırın içi benim kutsalım, öyle destursuz giremezsin' in ifadesidir. onurlu her insanın kırmızı çizgileri olur. hayat gösteriyor ki en aptalımız bile bazı değerlere sahibiz : ''bir müşrik için bir veya birkaç put.'' *
    işte 'bizler konuşulabilecek insanlarız' ifadesi sınırları ortadan kaldıran, modern, kaypak, kapitalist bir ifadedir. zira bu ifade 'tavize müsaitiz'in kardeşidir ve zımnen 'senden alacağım daha neler var, hooppp! nereye?' der. vekil hanım için direk bu anlamı olduğu söylenemez ancak yine de mide bulandırmıyor değil.
    misal;
    yazın, atadan chp'li, siyasetle lüzumundan fazla münasebettar iki arkadaş ağırladık evimizde. dıdısının dıdısıydı ve ihtiyaç sahibini dışarıda bırakmamak adına dedik gelsin. bir kürt, bir türk, bir alman, daha ciddileşerek bir din, bir dinsizlik üzerine muhabbetler edip durduk. ölçülü çocuklar ancak biz de ölçülü idik. * * bütün konuşmalar oldu bitti, biz aklı ikna ettik ama kalbi ikna edemedik * ve arkadaşlar gittiler.
    bu arkadaşları eve davet eden 'dıdı' onlar gittikten sonra 'konuşulabilecek insanlardı ama' diye sıfatladı bir güzel. benim dikkatinizi çekmek istediğim şey kardeşler, çünkü dikkatinizi dağıtmış olabilirim, tüm bu muhabbetlerin sonunun bu cümle ile bitmesi aslında avucu yalamakla eşdeğerdir. yani sen söyledin, ben söyledim, zaten olması gereken tartışma ahlakımızı biraz övdüm ve bitti. e sonuç? hani islam, allah? yok, sonuş yok. o yüzden kişinin kırmızı çizgilerinin olması ve konuşmasında muhattabına bu kırmızı çizgileri altını çize çize belirtmesi bence mühim.

    4- 'klan, milliyet, ulus' diye üçe ayırması beni inanılmaz rahatlattı. demekki milyonları ilgilendiren bir meselede öyle kafama göre sınıflandırma yaparım, hiç de demem 'millet ne der', 'üstüme gülmezler mi', çünkü gülmezler, 'acep bilimsel mi' diye. hiç demem. * adama sen kimsin diye sormazlar mı? sorarlar: 'sen kimsin?'

    5- bu da 'şerefsiz senin gibilere derler' ' ne dersen bin fazlası' 'bin artı bir' 'bana diyen kendine baksın' gibi birçok ifadeye benzer ki meclisi kadınlar hamamı veya kahvehaneye çeviren vekil/lerimizin diline pek münasip bir mahiyette tezahür etmiştir.
    #389032 derzerr sirvan | 7 yıl önce
     
    tümünü göster
kukici geldi bacı