o

  1. 19
    bir ahmet haşim şiiridir. şöyle ki:

    bir hasta kadın, dicle'nin üstünde, her akşam
    bir hasta çocuk gezdirerek, çöllere gül-fam
    sisler uzanırken o senin doğmanı bekler.

    yorgun gibi mühmel duran âsûde ufuklar
    titrer, silinir... dâmen-i şeb herşeyi saklar;
    iklim-i hayâlâta bakan bir nazar-ı dûr
    hüznüyle doğar necm-i semâ sâkit ü mahmûr;
    bir mâilik üstünde yanar gizli ziyâlar,
    leylin bütün ezhârı semâlarda açarlar,
    leylin bütün ezhârı, bütün rûh-ı ziyâsı;
    bir nefha-i meçhûlenin eşyaya teması
    zulmetlerin esrârını baştan başa sallar,
    sen, ah, doğarsın o zaman, mest ü ziyâdâr...
    sâhilleri sessiz dolaşan hasta hâyale
    bir nûr-ı teselli taşır anlındaki hâle
    hattâ o soluk çehreye nûrun dokunurken
    bir bûseye benzerdi ki gelmiş ona senden.

    nehrin gece, rüyâ ve serâirle boğulmuş
    ufkunda tahassürler okur gam-zede bir kuş.
    bir giryeli ses- belki kadın, belki erkek-
    söyler gecenin şi'rine bir aşk, bir âhenk...

    nûrun dökülür, sâhil erir, karşıki yerler
    bir hâbmünevverde hep eşkâlini gizler;
    sîmîn dumanlarda ölür rûh-ı menâzır,
    bir ra'şe-i zerrîn ile tâ karşıda yer yer
    mahmûr ışıklar yüzer esrâr üzerinde
    yorgun sular üstünde kanar bir şeb-i hande...

    her lerze, her ahenk, bulut, hâb oluyorken,
    bir feyz-i umumî-i ziyâdâr ile birden
    sâkin, soluyorken gece, eşbâh u avâlim
    yalnız o ziyâlarda kalır sâkin ü muzlim.

    ey mâh cebînin, o cebîn-i, keder ü gam
    altında o yorgun o soluk heykel-i matem.


    ''bir nefha-i meçhûlenin eşyaya teması;
    zulmetlerin esrarını baştan başa sallar'' kısmı beyni zıngındatmalı. eğer zıngındatmıyorsa ben de bir sorun var, çünkü benimkini zıngındatıyor.
    #389014 derzerr sirvan | 7 yıl önce
     
    tümünü göster
kukici geldi bacı