mürtecilerin çocukluk anıları

  1. 103
    beeman’s curse : arıadamın laneti **
    arıadam çok geçmeden türkiye gerçekliğine geri döndü. hollywood filmlerinde bizlere olmadık (bkz: katarsiz)ler yaşatan * film kahramanlarının türkiye’de pek yeri yok. o uçup kaçan örümcekadam ağ fırlatır bir yandan, hulk denen yaratık yeşil koca bir dev olur ancak, iyiye ufak zararla genelde kötülükle savaşan yanıyla totale göz kırpıp gönülleri kazanırken bizim emrah bal gibi ‘öküz gibi hastalandı’ oldu. sıfat (arıadam) baki kalmasa da zımnen emrah artık bir maldır. kendisinin binde biri büyüklüğünde, tek avantajı iğnesi ve kanatları olan* bir hayvan tarafından etkisiz hale getirilmişti.
    o zamanlar hayat uzun, hastalıklar kısa süreliydi.çocuklukta öyledir. * emrah ne ara iyileşti de bizle birlikte inek gibi otlamaya başladı hatırlamıyorum. [burada bir şerh düşmek istiyorum. *unutmak fiilini açıklayacağım. doğduğum günden bugüne: bir-beş yaş arasından hiçbir şey hatırlamıyorum. beş-on yaş arası ise okula başlamak-kardeşime aşık olan çocuğu dövmek-aşık olduğum kıza aşık olan bir başkası tarafından karateli dayak yemek-arkadaşlarımla ağlamak-arkadaşlarımın anasını ağlatmak gibi temel başlık sayılabilecek birkaç anım var. on-onsekiz yaş arasında ise diyarbakır-isyan-nisyan-duman-baba-allah-allahsız-illegal gibi beş-on yaşa nazaran daha dozajı yüksek hatıra dağarcığına sahibim. ve sonrası ise ,+18, yükselerek artıyor. dikkat edilirse geriye doğru= (bkz: retrospektif) * hatıra dağarcığı daralıyor. bence bu herkes de böyledir = önerme*. eğer önermem doğru ise ben tüm aşamaları atlayıp buna ‘ileriye dönük hatıra teoremi’ adını veriyorum. * *
    ileriye dönük hatıra teoremine göre insan yeni olanı eskiye (bkz: tercih )eder. tercihe şayan olup olmadığına bakmaz. işte tüm bu parantezin asıl sebebi buydu yani konudan bağımsız değildi teorem işimize yarayacak.* ]
    bildiğin inek gibi ne bulsak domalarak, çömelerek yemeye başlamıştık. olanca duygularımızdan boşalıyorduk. hıyartolar'ın tarlasına giren davarolar gibi tüm otlardan bir ısırık alıp geri kalanı atıyorduk. ağızdakinin akıbeti ise suratın ifadesinden anlışılıyordu; çocukluk, mimiklerin en belirgin olduğu dönemlerdir, sahte oyunculuk yok, ekşiyse surat ekşir acıysa surat asılırdı ve ağızdaki tükürülürdü. neyse işte biz yedik yedik bitirdik. akşam ezanı okunmaya yakın, ben eve dönmeden kurursa benim için büyük bir tehdit oluşturan babamın evin birhangi bir yerine attığı tükürüğü *, aklımın daha hızlı çalışmasına, gözlerimin hacminin büyümesine sebep oldu. hemen eve gitmeliydim, hemen gitmezsem gideceğim yer tokattı. ben de gittim *.
    sabahılan ****ömrümün tek bayılmasını yaşayacaktım. gözümü açtım mı mıçtım mı bilemedim ‘anneıhhh ıhh’ diye doğrulduğum yataktan türkan şoray bayılması ile bayıldım.* ailecek oyuncu kabiliyetimiz olduğu için hülya koçyiğit gibi ayılmışım. * * ‘ayılmışım’, yani hatırlamıyorum. asıl mesele de bu, *hatırlamıyorum. ne ayıldığımı ne ayıldıktan sonra uzun bir süre ne olduğunu. oysa beni hastaneye götürmüşler. hastane o zamanlar ‘atta’ denebilen siirt’teydi. siirt’ten geri dönmüşüz. orada ne maceralar yaşanmış, üstelik ben ayıkken ama yok, ben hatırlamıyorum. ileriye dönük hatıra teoremine göre durumun vehameti(unutkanlık: bana göre vehamet) arkadaşlarımı ilgilendirmezmiş. beeman’i ise hiç ilgilendirmezmiş. beeman kamuoyunu oluşturmuş ve oluşturduğu kamuoyuna göre: beeman out mooman in’miş. mooman: inek adam, inek gibi otlarken zehirlenip ölümden dönen adam.
    baygınlığıma gülen yüzün cennet'te efendimiz'e gülsün kardeşim. allah sana rahmet etsin.
    #388115 derzerr sirvan | 7 yıl önce
     
    tümünü göster
kukici geldi bacı